The Truman Show
“Bu film aslında özgürlüğün önce şüpheyi gerektirdiğini anlatıyor.”
KONU
yüzeysel hikâye — perde önündeki film
Truman Burbank, doğduğundan beri canlı yayında geçen, etrafındaki herkesin oyuncu olduğu dev bir TV setinin tek farkında olmayan kişisidir. Setteki ufak çatlaklar — düşen bir spot, beklenmedik bir karşılaşma — Truman'ı ilk kez 'bu dünya gerçek mi?' diye sormaya iter.
ALTINDAKİ
perde aralanır — filmin gerçekten anlattığı
Film, sosyal medya henüz yokken gözetim toplumunu önceden okur. Ama daha derinde, bir 'mağara alegorisi'dir: Truman'ın güvenli, tahmin edilebilir, sevecen dünyasını terk etmesi için önce o dünyaya güvenmeyi öğrenmemesi gerekir. Özgürlük, daha iyi bir dünyaya değil; tanımadığın kapıya doğru atılan adımdır.
SEMBOL · Ufuk çizgisi
bir motif, bir sahne — neyin işareti
Filmin son sahnesi: Truman'ın denize açılan teknesi setin sonu olan boyalı duvara çarpar. Çıkış kapısı küçücük bir merdivenin ucundadır. Bütün filmin temel sorusu burada görselleşir: özgürlük seni yepyeni bir dünyaya değil, bir karanlık eşiğe götürür. Ne olduğunu bilmeden de seçmek zorundasın.
YENİDEN İZLERSEN
ikinci izleyişte fark edebileceğin
Christof'un (yönetmen) Truman'a verdiği son konuşmaya dikkat: 'Bizim dünyamızdaki kadar gerçeklik yok burada; ama yalan da yok.' Bu cümle filmin tezini iki kelimede tersine çevirir. Yine: Truman'ın 'günaydın, akşam görüşmek üzere, iyi geceler' selamlaması, otomatik yaşamın kasetidir.
BENZER FİLMLER
bu filmi sevdiysen perde'nin önerisi
Dark City
yönetmen · Alex Proyas
Pleasantville
yönetmen · Gary Ross
The Matrix
yönetmen · Wachowski Sisters
EdTV
yönetmen · Ron Howard
başka bir filmi de perde'ye sor
Arşivde varsa hemen yorum sayfasına gider; yoksa Perde canlı yanıtlar.
arşivden başkaları
2004 · Michel Gondry
Eternal Sunshine of the Spotless Mind
“Bu film aslında hatırlamanın acıyı taşımasını anlatıyor.”
2001 · David Lynch
Mulholland Drive
“Bu film aslında Hollywood rüyasının iç çürüten reddidir.”
1963 · Metin Erksan
Susuz Yaz
“Bu film aslında hak ile mülkiyetin birbirine karıştığı yerde insanın acımasızlaştığını anlatıyor.”